Bipolar Bozukluk Bilgi Paylaşım Forumu
Nisan 19, 2014, 03:11:04 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Psikiyatrik Hasta ve Yakınlarının Bilmesi Gerekenler  (Okunma Sayısı 3533 defa)
cera
Aktif üye
*****
Mesaj Sayısı: 676



« : Aralık 24, 2009, 00:06:26 »

Psikiyatrik Hasta ve Yakınlarının Bilmesi Gerekenler
Psikiyatrik Rahatsızlık Nedir?
Düşünce, duygu ve davranışlarımızın bozulması halidir.Psikiyatrik rahatsızlıklar bir başka deyişle ruhsal rahatsızlıklar, kabaca iki ana başlık etrafında toplanabilir.
Nörotik rahatsızlıklar ki bunlar genellikle günlük yaşam olaylarından (stres), yaşam krizlerinden, kalıtsal veya kişilik problemlerinden kaynaklanır. Nörotik hastalıklar tedavi edilebilen rahatsızlıklardır. Anksiyeteli durumlar, panik atak hastalığı, fobiler, hastalık hastalığı, takıntılar, depresif durumlar, psikolojik kasılma, cinsel sorunlar ve bayılmalar bu gruptandır.
Psikotik rahatsızlıklar:  Bu rahatsızlığı olan  kişilerin gerçeği algılama sürecinde ileri derecede bozukluk söz konusudur. Paronaya, şizofreni, manik-depresif psikoz bu gruptandır. Son yıllarda tedavideki ilerlemeler sayesinde kısmi ya da tam düzelme görülmektedir. Psikotik bozukluklar mutlaka bir psikiyatrist tarafından teşhis ve tedavi edilmelidir.

Psikiyatrik Tedavi Ekibi:
Psikiyatrist ve Klinik Psikolog kimdir?

Psikiyatrist, 6 yıllık tıp fakültesi eğitimini tamamladıktan sonra 4 yıl psikiyatri üzerine uzmanlık eğitimi alır.  Psikofarmakologtur yani hastalığı ilaçla tedavi edebilen hekimdir.

Klinik Psikolog,  fen-edebiyat fakültelerinin psikoloji bölümünde  4 yıllık lisansını tamamladıktan sonra klinik psikoloji alanında uzmanlığını yapar. Klinik psikolog, bireylerin zihinsel, duygusal, ruhsal, davranışsal yetersizliklerini ve sıkıntılarını anlamak, öngörmek ve ortadan kaldırmak için psikoloji bilminin prensiblerini kullanır. Çeşitli psikolojik testler yapar.

Psikoterapi, ilaç kullanmadan sorunların çözümü ve tedavisini yapma sanatıdır, her iki meslek grubu tarafından pratikleri içerisinde gerçekleştirilebilir.

Tedaviye ilk kez başvuran hastalar: İlk görüşmede önemli olan; tanımak, anlamak, teşhis etmek ve tedavi için işbirliği sağlamaktır. Sorunun tedavisi için önce doğru teşhisin konulması, sonra da tedavinin düzenlenmesi gerekir. Hastanın tüm tereddütlerini açıklaması ve kafasında soru işareti bırakmaması gerekir. Ancak bütün sorunları bir seansa sıkıştırmayıp, önemli sorunlardan başlayarak adım adım gidilmelidir. Güven ve işbirliğinin kurulması için zamana ihtiyaç vardır. Hastalığın gidişi, sonuçları ve tedavi yolları hakkında bilgilenmek gerekir.

Tedavi ne kadar sürer? Çoğu insan hastanmayı istememesine rağmen sağlıklı kalmak için de özel bir çaba göstermez. Hastalandıktan sonra da çok çabuk iyileşmek ister. Tedavinin kısa sürmesini istemek çok haklı bir taleptir. Bazı sorunlar vardır ki, basitçe bilgilenmeyle hızlı bir değişim sağlanabilir. Bazen de sorunlar öyle derindir ki iyileşme yavaş ilerler. Ayrıca  ruhsal bozuklukların, kişilik özelliklerinin ve ruhsal yapıdaki değişikliklerin iyileşmesi zaman alacağı için tedavinin uzun sürebileceği  bilinmelidir. Sabırlı olun. Mucizevi bir tedavi yoktur. İyi bir doktor ve ekibi size yardımcı olacaktır.


Psikiyatride tetkik ve tedaviler nelerdir? Bazı gerektiği hallerde, teşhisi kolaylaştırmak ve bir takım risk faktörlerini ortadan kaldırmak için psikiyatrik tetkikler istenebilir. Psikolojik testler, biyokimyasal tetkikler (kan tahlileri),  biyolojik- beyinsel tetkikler ( EEG-EMAR ) gibi. Pek çok tedavi çeşitleri mevcuttur. Doktorunuz durumunuza  göre çeşitli tedavilerden bir veya birkaçını önerecektir.İlaç tedavisi, psikoterapi, elektro şok tedavisi, serum tedavisi gibi   

İlaç tedavisi nedir? İlaç, biyokimyasal sistemi ya da hastalık durumlarını insan yararı için değiştirmek amacıyla kullanılan kimyasal maddelere verilen addır. Psikiyatrik tedavilerde kullanılan ilaçların uyuşturucu ya da bağımlı  etki yaptığına dair yanlış bir kanı vardır. Özellikle uykuyu kolaylaştırsın ve  uyutsun diye kullanılan ilaçlar vardır. Halbuki doktor denetiminde kullanılan ilaçlar tedavi edicidir. İlaçlar doğru kullanılırsa uyutmaz, uyuşturmaz tam tersine doğru, net düşünmeye sevk eder.

Bir ilacın ne kadar kullanılması gerektiği pek çok faktöre bağlıdır. Rahatsızlığın şiddeti, tekrarlama olasılığı gibi. Başka bir hastaya aynı teşhis konsa bile her hasta için tedavi süresi değişkendir. Karşılaştırma yapmak doğru değildir.

Doktor kontrolü olmaksızın ilaç birden kesilmemelidir. Aksi taktirde hasta birçok problem yaşayabilir. En sık baş dönmesi, bulantı, sinirlilik ve hastalık belirtilerinde tekrarlama görülebilir. Bir psikiyatri uzmanıyla görüşülmeden ilaç kullanılmamalıdır. Kullanılan ilaç yan etkisi olsa dahi fayda gösteriyorsa kullanılmaya devam edilmelidir; çünkü bazı yan etkiler vücut ilaca alıştıktan sonra geçer. İlaçların en çok görülen yan etkileri: özellikle tatlıya isteğin artması, kilo artışı, cinsel soğukluktur. Bu yan etkiler ilaçlar kesilince tamamen geçer. İlacın etkisini göstermesi bazen günler bazen haftalar alır. İlaç tedavisi iyileşme görüldükten  sonrada devam etmelidir. İradenizle sorunlarınızla başedebileceğinizi zannedip ilacı kullanmayı bırakmak tedaviyi zorlaştırır. İyi olma hali sizi aldatmasın şayet tedavi bitmeden ilacı keserseniz rahatsızlığın tekrarlama olasılığı yükselir. En büyük yanılgı iyileşme başladığında tedavinin bittiğini zannetmektir. İyileşme başladığında doktor kontrollerini aksatılmaması önemlidir.

İlaç tedavisi psikoterapiden daha hızlı etki eder.
İlaç ve psikoterapinin etkilerini birbririnden tamamen ayırmak doğru olmaz bazı durumlarda ilaç birincil tedavi yöntemidir. Kimi zamanda psikoterapi birincil tedavi yöntemi olup ilaç destekleyicidir.

Psikoterapi Nedir?  Psikoterapi uzun süren baskı ve gerginlikler sonucu kişilerde oluşan bozulma ve bunalımların bir dizi kurallar çerçevesinde  giderilmesiyle uğraşan meslek alanıdır. Psikolog ya da  psikiyatristle  yapılan terapinin faydalı olduğunu gösteren birçok bilimsel yayın vardır. Psikiyatristin yaptığı muayeneyi ya da psikoterapiyi konuşma olarak nitelemek basitleştirme olur. Terapi sırasındaki konuşma iki arkadaşın birbiriyle konuşması değildir. Konuşma terapide araçtır. Her hasta psikoterapiye alınmaz. Psikoterapi süreci kişiden kişiye, sorundan soruna değişebilir. Durumunuza ve şartlarınıza göre doktorunuz sizin için en uygun programı planlayacaktır.

HASTA YAKINLARINA ÖNERİLER:


Aile ve çevre desteği iyileşmeyi hızlandırır. Hastayla iletişimin  güçlü olmasının iyileşmeye olumlu katkısı vardır. Hastanın çevresine karşı tutumu ve bazı olumsuz davranışların şahsınıza karşı değil, rahatsızlık kaynaklı olduğunu bilip anlayışlı davranın.

Hasta çevresinin telkinleri etkisinde kalır. Hastanın tedavi sürecinde hastaya zarar gördüğünü öne süren yalnış bilgilendirmelerde bulunmak (ilaçların organlara zarar verdiği, alışkanlık yaptığı, uyuşturduğu vb.) tedaviyi olumsuz etkiler. Hastanıza yardımcı olmak istiyorsanız doktorunuza güvenin ve tereddütlerinizi bizzat kendisiyle paylaşın.

Doktorunuzdan ayrıntılı bilgi isteyin kafanızdaki düşüncelerle değil doktorunuzun verdiği bilgilerle hareket edin. Hastanın düzenli kontrollerine gitmesini sağlayın ilaçlarını düzenli kullanıp kullanmadığını takip edin; ama baskı yapmayın. İlaç kullanımını destekleyin.

Hastanızın naz, rol yaptığını düşünmeyin.

“Bir şeyin yok, rahatlık batıyor; her şey senin elinde.” demeyin.

Hastalık sürecinde “ normal “ dönemdeki gibi davranışlar ve sorumluklar beklemeyin. Ona sevgi, şevkat, ilgi gösterin.

Kişilerin hayatlarının belli dönemleinde bir psikiyatrik rahatsızlığı olabilir. Bu durum uygun tedaviyle en kısa sürede düzelecektir. Bazı kimselerde tekrarlamalar, kimilerinde ise kronikleşme ya da kısmi düzelme olacaktır. Doktorunuzdan süreç hakkında bilgi isteyin beklentilerinizde gerçekçi olun.

Tedaviyi kabul etmeyen hastalara telkinde bulunurken onlara dürüst ve kararlı davranın bir rahatsızlıkları oluduğunu düşündüğünüzü ve ne olursa olsun onu doktor götüreceğinizi söyleyin. Yardımcı olmasını ve zorluk çıkarmamasını isteyin. Zorlandığınız durumlarda bir doktordan fikir alın.


Önemli Hususlar:


Tedavinizi ciddiye alın. Tedaviniz geciktikçe yaşam kaliteniz bozulacak ve kayıplarınız olacaktır.

Kendi başınıza ilaç kullanmayın. Okuduklarınıza dayanarak ya da tavsiye üzerine ilaç almak en geçersiz yoldur. İlaçlar size özel olarak  planlanmalıdır. Bu konuda doktorunuzun tecrübesi ve pratiği yardım eder. Doktorculuk oynamayın. İlaçları size reçete edildiği gibi kullanın.

Hasta yakınlarının: “Sana kendinden başkası yardım edemez”, “her şey senin elinde”, “herşey sende bitiyor” şeklindeki öneriler hastalığın bütün sorumluluğunu hastaya yükler, bu tip konuşmalar hastayı güçsüzleştirir.

Gazetelerdeki sağlık haberlerini ihtiyatlı ele almalısınız. Haberlerin çekici olabilmesi için gazeteler bilgiyi medyatikleştirir.

Sık sık doktor değiştirmek psikiyatrik hastalıkların tedavisinde güçlük yaratır. Tedaviyi bırakma kararı alsanız bile bunu doktorunuza danışarak yapın.

Hastalarda tedaviyi reddetme ve aksatmalar ortaya çıkabilir. Bu durum hastalığın bir belirtisi olabilir. doktorunuzla görüşmeden tedaviyi kesmeyin.

Memnuniyetsizliklerinizi açıkça paylaşın iyi bir psikiyatristin  her türlü eleştiriye açık olması gerekir.

Birçok faktör tedavide sonuç alamamanıza sebeb olabilir. Alışkanlıkların,  davranışların ve duyguların değişmesi kolay değildir. Çeşitli psikiyatrik bozuklukların bir arada görülmesi tedaviye direnci artırabilir.

Kendimizi düzeltmek için çaba harcamalıyız ancak bu çaba yardım almamıza engel olmamalı tedavi esnasında işbirliği göstermek önemlidir. Bazen hastalığın ciddi olmadığına inanarak tedaviden kaçarız. Halbuki bu durum rahatsızlığın daha ciddileşmesine neden olur.

Hastalığınızdan asla utanç duymayın ve suçluluk hissetmeyin.

Birçok hastalık elimizde ve irademizde olmadan ortaya çıkar.Zayıf, zavallı olduğunuzu düşünmeyin.

Hastalığınızdan dolayı işinizi, sosyal ilişkilerinizi, bakımlarınızı aksatabilirsiniz. Bu geçicidir, eksiklik, suçluluk duymayın. Suçluluk duymak hastalığı ağırlaştırır.

Açık havada mutlaka yürüyüş yapın.

Komedi türü dizileri, filmleri, stand upları izleyin.

Mevsime uygun yiyecek ve içeceklere ağırlık verin.

Taze sıkılmış meyva suları ve bitkisel çayları tercih edin.

Size üzüntü, stres veren insanlardan uzak durun.

Elde edemediklerinizle değil, elinizde olanlarla mutlu olmayı öğrenin.

Yanlışlarınızla yüzleşmekten korkmayın.

PANİK ATAK HASTALIĞI OLANLARIN YAKINLARINA ÖNERİLER
-“Bir şeyin yok, evham yapıyorsun, her şey senin elinde” lafını etmemek.


- Paniğin kişinin kontrolünün dışında olduğunu bilmek ve onu anlamak

- Fiziksel muayene ve tetiklerde bir şey saptanmayınca hemen psikiyatrist’ e başvuruyu sağlamak.

- Onu eleştirmeyin, küçük düşürücü yada zorlayıcı davranışlarda bulunmayın.
- Hastalık kontrol altında olana kadar ona destek verin ve psikiyatristin direktiflerini uygulamada ona yardımcı olun.     


- Hastayı zorlayarak korktuğu durumlarla  yüz yüze getirmeyin. Örneğin, seyahate yollamak, asansöre bindirmek, kalabalık alışveriş merkezine sokmak gibi... 
- Kendi kaygı ve korkularınızı iyileşene kadar ona yansıtmayın. Çünkü, panikli insan hastalık, acı, keder, felaket haberlerinden olumsuz  etkilenir.                                           


- Hastanız evhamlı yapıdaysa  bir sefer iyi bir fiziksel muayeneden geçirtin. Ayrıntılı Çek-Ap yaptırın. Paniği açıklayan fiziksel bir neden yoksa, bir daha  fiziksel işlemlere baş vurmayın. Hastanızın psikolojisini bilmeyen bazı hekimler, muğlak konuşarak hastanın paniğini artırabilir.

- Hastanın yanında sağlık haberlerini okumayın, ”falan kalpten gitmiş, filan aklını oynatmış” şeklinde kesinlikle konuşmayın.

- “Yeter artık  bir an önce iyileş bizde bıktık usandık” demeyin

- Hastanızın rol yaptığını, naza çektiğini sakın düşünmeyin ve telaffuz etmeyin.

- “ Ne var canım bir gün ölmeyecekmiyiz, ölümden bu kadar korkulur mu “  demeyin bu korku klasik ölüm korkusundan farklı ve şiddetlidir. Büyük konuşmayın ve hastanızın “İnşallah başına gelirde beni anlarsın” beduuasın almayın.
- Hastanıza “Senin için ne yapayım, nasıl yardımcı olayım “ diye sorun. Onu mutlaka can kulağıyla dinleyin ve anlamaya çalışın.

 -Şunu unutmayınki, panikli insanlar yaşama çok bağlıdırlar. Kendi kendilerine acı çektirmek isterler mi?

- Paniğin dini inanç eksikliği, iman zaafı olmadığını bilin.Dindar insanda ülser olduğu gibi panik atak da yaşayabilir.

- Hastanızın doktorundan aldığınız bilgi ve direktiflerle hareket edin.

- Sabırlı olun panik atak mutlaka kontrol altına alınabilir bir durumdur.

DEPRESYONLU HASTA YAKINLARINA ÖNERİLER:

- Depresyon (Ruhsal çöküntü), hastanızı her şeye karşı isteksiz yapabilir. İçine kapanabilir.

- Yorgun,bitkin olabilir. Sorumluluklarını aksatabilir.

- Hiçbir şeyden zevk alamaz hale gelir.

- Çok alıngan, kırılgan, çabuk sinirlenen, çabuk ağlayan ve her şeyi  uzatan bir yapı geliştirebilir.

- Bakımını ve temizliği aksatabilir.

- Uykusu, iştahı ve cinsel isteği bozulabilir.

Bu nedenle:

- Hastanızı zorlamayın, tartışmayın, kendi işlerini kendiniz ve onun işlerinde de ona yardımcı olmaya  bakın’’Gel gezelim, eğlenelim, tatile git, kafayı   takma, hiçbir şeyin yok, tembellik yapma’’ laflarını etmeyin.

- Hiçbir şey için onu zorlamayın, teklif yapın, fakat ısrar etmeyin.

- Onu dinleyin,anlayın ve sizden ne istediğini sorun.

- Doktorla işbirliği yapın, sabırlı ve özverili olun.

- Her zamankinden daha fazla sevgi, ilgi, şefkat gösterin.

- Unutmayınız ki hasta yakınlarının ilgisi tedaviyi çabuklaştırır.
http://www.panik-atak.com/v3/index.php?option=com_content&view=article&id=95&Itemid=99
Logged
risperdal
Aktif üye
****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 458



« Yanıtla #1 : Aralık 24, 2009, 11:46:49 »

Hastalığınızdan dolayı işinizi, sosyal ilişkilerinizi, bakımlarınızı aksatabilirsiniz. Bu geçicidir, eksiklik, suçluluk duymayın. Suçluluk duymak hastalığı ağırlaştırır.

Açık havada mutlaka yürüyüş yapın.

Komedi türü dizileri, filmleri, stand upları izleyin.

Mevsime uygun yiyecek ve içeceklere ağırlık verin.

Taze sıkılmış meyva suları ve bitkisel çayları tercih edin.

Size üzüntü, stres veren insanlardan uzak durun.

Elde edemediklerinizle değil, elinizde olanlarla mutlu olmayı öğrenin.

Yanlışlarınızla yüzleşmekten korkmayın.
Çok teşekkürler cera paylaşım için güzel öneriler
Logged

Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü...
gizmo
Daimi Üye
***
Mesaj Sayısı: 125


Syntax Error


« Yanıtla #2 : Mayıs 17, 2010, 21:36:32 »

  Hasta yakınlarına Allah sabır versin.
Logged
fatos
Aktif üye
*****
Mesaj Sayısı: 680



« Yanıtla #3 : Haziran 16, 2010, 21:11:06 »

cera zaten uzun uzuuunnnnn anlatmış ne yazılır ki başka Kahkaha
Logged

''İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir''
J.P.Satre
avmurat
Üye
*
Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #4 : Şubat 16, 2011, 09:04:07 »

MERHABA;BENİM SORUNUM:KENDİMİ VE KIZIMI NASIL KORUYACAĞIM.EŞİM ONUN HASTALIĞINI TETKLEYENİN BEN OLDUĞUMU DÜŞÜNÜYOR.YANİ BENİM KİŞİLİK YAPIM.İŞTE HİKAYEM...

"ÜÇ KİŞİLİK BİR AİLEM VAR.BABAMIZ BİPOLAR.BUNU YENİ İDRAK ETTİ.DAHA ÖNCELERİ BENİ ÜRKÜTMÜŞTÜ HASTALIĞI AMA BÖYLE ÇARESİZ HİÇ HİSSETMEDİĞİMİ SÖYLEYEBİLİRİM KENDİMİ.

EŞİM 1.5 YIL ÖNCE BANA ÇOCUK İSTEDİĞİNİ AMA BENDEN İSTEMEDİĞİNİ SÖYLEDİ.NEDENİ DE BİZİM SORUNLU BİR ÇİFT OLUŞUMUZA BAĞLADI.PEŞİ SIRA CEP TELEFONU NA GELEN BİR MESAJA MAALESEF BAKMIŞ BULUNDUM.
MESAJDA;LÜTFEN NİŞANLIMI ADLİYE DE,BAHÇEDE VE TELEFONUNA SMS ÇEKEREK RAHATSIZ ETMEYİN YAZIYORDU.

PANİĞE KAPILDIM,VE NUMARAYI ARADIM.ADAM KOCAMIN NİŞANLISINI AŞK MESAJLARI ÇEKEREK RAHATSIZ ETTİĞİNİ SÖYLÜYORDU.

KOCAM İNKAR ETMEDİ...ÖZÜRLER DİLEDİ.
...
...
...
1.5 YIL SONRA BANA ADLİYE DE BEKLERKEN,MALUMUN NİŞANLISINDAN AYRILDIĞINI;ONUNLA İŞ İLİŞKİSİNİ NORMALE ÇEVİRMEK ADINA GÖRÜŞTÜĞÜNÜ SÖYLEDİ.
FACEBOOK TA DA EKLEMİŞ.BEN DE EKLEDİM.KADINLA GÜZEL GÜZEL GÖRÜŞMEYE BAŞLADIK.ONUNLA İKİNCİ(AYNI ANDA)EVLİLİĞİNİ YAPMAK İSTEDİĞİNİ AÇIKLADI BANA.O VE BEN MANİ ATAĞINDAN KAYNAKLANABİLECEĞİNİ DÜŞÜNEMEDİĞİMİZDEN BUNA ŞİDDETLE VE BASKIYLA KARŞI ÇIKTIK.

HASILI KELAM ŞU AN DOKTOR KONTROLÜNDE ..SİZCE BU BİTER DE BİR 3 YIL SONRA DA BEN AŞIK OLDUM DİYE KARŞIMA GELİRSE KIZIM VE BEN BUNDAN NASIL ETKİLENMEDEN DURABİLECEĞİZ?EŞİM DUYGU DURUMLARINI ARKADAŞLARI VE ÇEVRESİYLE DE PAYLAŞTI BU SON OLAYDA..YANİ HERKES KOCAMIN BENİ SEVMEDİĞİNİ,MUTLULUĞU DIŞARDA ARADIĞINI DÜŞÜNÜYOR.
KIZIMA BABASININ GRİP OLDUĞUNU SÖYLEDİM.
BÜYÜYÜNCE ONU BÖYLE KANDIRAMAYACAĞIM.
TEKRAR BUNA BENZER BİR DURUMLA KARŞIMIZA GELİRSE,KIZIMIN HALİYET-İ RUHİYESİNİ NASIL KORUYABİLİRİM?
BOŞANMAM MI TEK ÇÖZÜM? 
Logged
risperdal
Aktif üye
****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 458



« Yanıtla #5 : Şubat 16, 2011, 19:02:53 »

Merhaba avmurat.
yazınızın sonuna doğru yazdıklarınıza karşılık bir şeylar yazmak istiyorum.
Sizden ricam bu hastalığı ciddiye almanız. Sizden daha da önemli olan eşinizin bu hastalığı ciddiye alıp, gerekirse onunla yaşamayı öğrenmesi.
Aşık olmasına gelince. Bu hastalığın diğer adı iki uçlu duygudurummbozukluğu. Anlatabiliyormuyum? duygu durum bokukluğu yani. Bana tanı konalı 11 sene oldu. Bu süre içerisinde evlendim 9 yıl evli kaldım ve ayrıldım. ayrılma nedenim hastalğım değildi. başka nedenlerdi.
fakat ilginç olabilceğini düşündüğüm bir şeyden bahsetmek istiyorum; Ben hasta iken evli olduğum halde bir kıza sırılsıklam aşık olmuştum. bu bana hep ilginç gelir. ama yukarıda söylemeye çalıştığım gibi. bunun sebebi hastalıktır.
Anlayacağınız ben hasta oldukça aşık oldum diyebiliri. (Tabii kimseye zararım olmadı. eşimi aldatmadım v.s.) Şu anda iki yıldır düzenli ilaç kullanıyorum ve. Hiç aşık olmuyorum diyebilirim.
Fazla uzun yazmak istemiyorum.
En iyi dileklerimle
Logged

Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü...
avmurat
Üye
*
Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #6 : Şubat 17, 2011, 08:43:55 »

SAYIN RİSPERDAL;
ÖNCELİKLE ÇOK TEŞEKKÜR ETMEK İSTİYORUM.BİPOLAR OLAN BİR ARKADAŞIM DA DÜN BANA AYNI ŞEYLERİ SÖYLEDİ.Bİ DE TANIMADIĞIM BİRİNDEN DUYMAK BANA İYİ GELDİ.
EŞİM EVLİLİĞİMİZDE SUNİ SORUNLAR İMAL EDEREK BU AŞKI ORTAYA SÜRÜNCE BANA YAŞADIĞIM GERÇEKMİŞ GİBİ GELMİŞTİ.
HASTALIĞINI TAM OLARAK KABUL ETMİYOR OLASINA RAĞMEN ÇEVRESİNDEKİ "HERKESE" BU DURUMU YAŞATMIŞ OLMAKTAN ÖTÜRÜ ESEF DUYUYOR SANIRIM EŞİM.

İLAÇLARINI ALIYOR.DOKTOR 5 GÜNDE BİR GÖRMEK İSTEDİ.P.TESİ GÖRÜŞTÜ,YARIN YİNE GÖRECEK.ELYNZA 20MG VE LAMİCTAL 200 MG KULLANIYOR 3 GÜNDÜR.ATAKTAN ÖNCE 3 YILDIR CİPRALEX 40MG VE LAMİCTAL 50MG ALIYORDU.


BENİM ONUN HASTALIĞINI TETİKLEYİCİ DAVRANIŞLARIMIN OLDUĞUNU İFADE EDİYOR.BİPOLAR HASTASINA HEM HASTA OLDUĞUNU İMA ETMİYECEĞİZ,HEM DE DOKTORA NASIL GÖTÜRECEĞİZ?BİLİYORSANIZ TARİFİNİ VEREBİLİR MİSİNİZ?
Logged
risperdal
Aktif üye
****
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 458



« Yanıtla #7 : Şubat 17, 2011, 18:34:39 »

Sayın av murat.
Öncelikle ben de deneyimlerimi paylaşıyorum. bunu belirtmek istiyorum.
Anlayabildiğim kadarıyla doktorun bu kadar sık çağırması hastalığı biraz fazlalaşmış gibi görünüyor, ya da ilaç ayarlamasını yapmaya çalışıyor gibi geliyor bana.
Demişsiniz ki; sizin onun hastalığını tetikleyici davranışlar olduğunu ifade ediyor demişsiniz. Bu kesinlikle doğru olabilir (Ama özellikle şunu belirtmek istiyorum siz suçlu falan değilsiniz. bunu sakın aklınızdan çıkarmayın) Nedeni ise daha önceki yazıda belirttiğim gibi duygularındaki dalgalanmalardır ve çok çok hassas oluşudur. Doktora götürme konusunda ise inan bende zorlanıyorum. çünkü hastanede yatarken bile nice bipolarlı arkadaşlarımı hastaneye getirdiler. fakat siz yine de karamsar olmayın. suyuna gidin. sadece doktorun bir görmesi gerektiğini falan söyleyin. zaten bipolar bozukluktaki insanların çoğu da hastalığı kabul etmez.
benim söyleyebileceklerim bu kadar.
eğer lazım olursa iletişim bilgilerim (e mail adresim kişisel bilgilerimde var) ordan ulaşabilirsiniz, ya da bu forum üzerinden özel mesaj atabilirsiniz
en iyi dileklerimle
Logged

Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü...
sukunet
Aktif üye
****
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 428



« Yanıtla #8 : Şubat 17, 2011, 20:57:25 »

mrb av murat. ben sana şunu söyleyebilirim bir bipolar lı olarak. mani dönemlerinde yaptığım suçlayıcı konuşmalar inan elim de değil ve hiç bir mantığı yok. o an içinden bir ses bu sözleri söylemen gerektiğini ve bu kızgınlığının, söylediğin sözlerin senin tarafından karşındaki o insanlara söylenmeli, bunu hakediyorlar gibi geliyor. en sevdiğin yakınlarıma (abla,anne,kardeş- ki benle mükemmel ilgilendiler ömrüm boyunca) beni hasta ettiklerini, yaşadığım her duygunun onlardan kaynaklandığını söyledim. bi sürü saçma suçlamalar yaptım. hatta evimi ayırdım. 2 ay yalnız yaşadın veee sorunun onlardan kaynaklanmadığının şu an farkına vardım. onların yanına geri döndüm:) eşin söylediği sözleri bence istem dışı ve rahatsızlığı yüzünden söylüyor. zaten bunu bir süre sonra farkeder gibi geliyor bana. ama bizlerle uğraşmak çok zor ve sabır gerektiriyor. Allah yardımcın olsun ne diyeyim:)))
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2008, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!